Elveda Gençliğiğim hey hatıralar

Yıldırım Gürses radyoda anlatıyor–

Yıldırım Gürses bir akşam arkadaşlarıyla yaptığı keyifli bir edebiyat sohbetinden sonra eve gitmek için yola çıkar.Maltepe*ye geldiği zaman yaşlı bir adam dikkatini çeker.Yaşlı adam sokakta yaşıyordur ve bu soğuk havada üzerinde onu soğuktan koruyacak kalın bir kıyafeti bile yoktur.Adam portakal sandıklarını toplamış ısınmak için yakmıştı.Ellerini ateşe uzatmış ısınmaya çalışıyordu.Yıldırım beyin dikkatini adamın çizgi çizgi olmuş sararmış solgun yüzü çeker.O anda yanlarındaki çınar ağacından solmuş bir yaprak düşer.Yıldırım Gürses yaprağın üzerindeki çizgileri yaşlı adamın yüzündeki çizgilere benzetir ,sonra kendini de düşünür.Gençliğin insanın elinden nasıl da hızla kayıp gittiğini ve zamanın asla geri gelmeyecek bir kıymet olduğunu anlar.İşte bu duygularla o anda cebinden çıkardığı bir kağıda aklına gelen bestenin bir kısmını yazar.Gerisini evine gidince tamamlar. Elveda gençliğim, elveda ey hâtıralar Elveda mes’ut günlerim ümit dolu sayfalar Yine mevsimler dönecek, yine yapraklar düşecek Giden gençliğim hiç geri gelmeyecek Ellerim semâya doğru yalvardım yıllarca Dursun zaman, dönmesin mevsimler Tanrı’m bana ümit ver, heyhât Yine mevsimler dönecek, yine yapraklar düşecek Giden gençliğim hiç geri gelmeyecek Elvedâ, elvedâ, elvedâ, âh elveda…

ARŞİV:sSAFİYE ÖZER ŞARKILAR VE HİKAYELERİ

%d blogcu bunu beğendi: