Eğitim Sanat Gelecek

Merhaba, ilk yazımla sizlerleyim. İsterseniz kısaca kendimden bahsederek başlayayım.

Tanışmış oluruz. Eğitimim gereği resim öğretmeniyim. Fakat bu mesleği ortamın uygunsuzluğu nedeni ile çok sık yapamadığımdan daha çok reklam sektöründe çalışan bir grafiker, yakın dönem yaptığım iş açısından da muhabir sıfatı taşıyorum. Uzatmayacağım. Kendi adıma bir eğitimci olduğumu söyleyebilirim. Nihayi düşüncem ve amacım bu doğrultudadır. Bu nedenle de bilgilenmek ve bildiğimi de paylaşmak taraftarıyım. Burada bulunma ve yazma amacım da bu paylaşma düşüncem olacak.

Sizlere düşünce ve fikirlerimi yazacağım. Basitçe. İddiam yok. Amaç paylaşmak belki de biraz sesli düşünmek. Olur da ortak bir paydada buluşuruz. Olur da içinizden büyüklerim veya küçüklerim ile tanışma fırsatım olur. Konu olarak Sanat olacak yazdıklarım. Bu konuda sizlerden öğreneceğim, öğrendiklerimi sizlere ileteceğim. Mesele biliyorum demek değil ya da şu şöyle olmalı bu neden böyle diye sormak değil. Mesele ortak sanatsal düşünceleri bir araya getirmek ve belki de bundan bir ürün, sanat ortaya çıkarmak.

Sanat hakkında konuşmadan önce eğitiminden bahsetmek istiyorum. Popüler bir karakter olması ve konuşuluyor olması nedeni ile Cem Yılmaz’ dan “Eğitim Şart” sözüyle başlayacağım. Biliyorsunuz ki sanat alanı zor bir mecra. Yapması da zor, öğrenmesi de. Neden? Çünkü basit, emeksiz, çalışmadan olmayan, zaman gerektiren bir alan. Tabi her şey öyle değil mi? Tabi ki. Farkı şurda sanırım; farklı olunması gereken bir alan. Bu nedenle her yapılan ve her yapan için kabul edilebilen bir alan değil. Bir bakış açısı istiyor, bilgi birikimi istiyor, çok çalışma istiyor ve bunları da diğerinden farklı olarak yapman gerekiyor. Bu nedenledir ki bu alanın eğitimi çok önem taşıyor. Aynı zamanda da eğitime de gerek olmuyor. İşte bu anlamda çok garip bir alan. Çünkü eğitimi olmadığı halde sanat yapan çok büyük sanatçılarımız sanatçılarımız var. İsimler çok. Peki böyle diye eğitime önem vermeyelim mi? Aksine eğitime çok önem vermeliyiz. Nasıl olacak bu eğitim kimler alacak bu eğitimi, nerde alacak, nasıl alacak?  Mesela şair ve şiir okulu var mıdır ya da eğitime gerek yok mudur? Plastik (resim, heykel…),gösteri, ses sanatçıları… alan çok. Bunların bir kısmı özel imkanlar, dernekler, kurumlar vasıtasıyla devam ettirilirken bazıları da devlet eliyle devam ettiriliyor çalışmalarını. Fakat eğitmenler, öğreticiler içlerinden imkan bulan, istekli olanlar ve üniversitelerin bölümlerinden eğitim alanlar… Bir şekilde alanınızı öğrendiniz ve öğretmen, eğitimci olacaksınız, nasıl seçiliyorsunuz? Özel kurumlarda bir imkan buluyorsunuz ya da devletin sınavlarına giriyorsunuz. Kazanırsanız eğitimcisiniz. Peki herkesin yapamadığı bu sanatı öğretecek olanlar kaç kişi tarafından seçiliyor, hangi sınavdan geçiyor? İki olgudan bahsedeyim biri sanat yapacaklar ve sanatın içinde olacaklar diğeri sanatsal düşünceye sahip olacaklar. İlki çok kapsamlı ve ayrıntılı konuşulması gereken bir kısım. İkincisi ise benim içinde olduğum ve anlatmak istediğim, konuşmak istediğim kısım. Sanatsal düşünceye sahip olmak. Açayım. Bu düşünce herkeste olmalı öncelikle bunu söylemek istiyorum. Peki bunu nasıl sağlayacağız. Çok basit Milli Eğitim sistemi içindeki okullarda, okul müfredatı içinde. Bu müzisyen, ressam, tiyatrocu … olmaktan, olmak istemekten farklı bir olay. Güzel çiziyorsanız mutlaka ressam olmalısınız değil. Sesiniz güzel diye şarkı söylemeniz gerekir değil. Bu özellikleri ile iyi birer mühendis, doktor, mimar, marangoz, şoför olmak meselesi.

Estetik yapan doktorlar var mesela ama bazıları çok başarılı oluyor herkes ona gitmek istiyor, hatta diş doktorları bazısına daha çok gitmek istiyor insanlar. Neden? İşte o yeteneklerinden dolayı. Bir doktor büyüğüm diyor ki biz okuldayken gördüğümüz derslerden dolayı benim elim çok yatkındır demişti birgün. Peki marangoz? Bazısı kapanırken bazısı fabrika kurma konumuna gelenler var. Ama işçilik on numara, çünkü eli bir heykeltıraş gibi. Ayrıntıyı görelim iyi bir marangoz ama heykeltıraş değil.

Neden bundan bahsetmek istedim. Birincisi eğitimin önemi, ikincisi eğitimde sanatın önemi. İki olgudan bahsettim ya ikincisini anlatmaya çalıştım. Böyle yaptım çünkü bu ikincisini çözdüğümüzde ilki zaten tıkır tıkır yürüyecek.

Not: Benim düşüncem bu söylediğimin gerçekleşmesi okullarda gerçekleşecek dedim ya işte bu da 1 veya 2 saatlik resim, müzik, beden dersleriyle olmamalı ve ayrıca bu dersler de dinlenme boş vakit dersleri olarak görülmemeli.

Son olarak bugünlerde giderek artmış olan terör olayları nedeni ile kaybettiğimiz asker, polis, sivil tüm insanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve tanımasada acısı içine düşen hepimize baş sağlığı diliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s